İnsan dünyaya geldiğinden beri sürekli bir değişim içinde. Her sürecin kendine has özellikleri ve öne çıkan özellikleri vardır. Günümüzde bu değişim süreci daha da hızlı gerçekleşmektedir. Ayrıca, bilim ve teknolojideki gelişmeler günlük yaşamımıza yeni kavramlar ve kullanımlar getirmiştir. Bu kullanımlardan biride internettir. Bu yeni kullanımlardan olan ve 2000’li yıllardan beri yaygın olarak kullanılmaya başlanan İnternet, kullanıcıların iletişim algılarını da değiştirmeye başlamıştır.
Teknolojideki gelişmeler hayatımıza cep telefonlarını etkin bir biçimde sokmuştur ve mobil hareketlilik kavramı gittikçe daha önemli hale gelmektedir. Mobilite, coğrafi sınırlama olmaksızın gerçekleştirilen etkileşim ve iletişim olarak tanımlanır. Cep telefonları, mobilite özelliğini sağlayan en önemli araçlardan biridir ve aynı zamanda kullanıcıların her zaman ve her yerde ulaşmalarını sağlar. Cep telefonları son kullanıcılar için şu anda çok önemlidir çünkü kullanımları çarpıcı bir şekilde artmaktadır.
Dünyada mobil cihaz satışları 2010 yılında 1,6 milyar olarak gerçekleşerek 2009 yılına göre %31,8 artış göstermiştir. Öte yandan, akıllı telefon satışları 2009’a göre % 72,1 artış göstermiştir. Cep telefonları yoğun olarak telefon görüşmeleri ve SMS mesajlarından öte günümüzde e-posta işlemleri, İnternet erişimi, GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi), sosyal medya, e-posta araçları, müzik işlemleri gibi işlemlerde kullanılmaktadır. Bu nedenlerle bilgisayarların yapabildiği çoğu işlemleri artık cep telefonları yapabilir hale gelmiştir. Özellikle üniversite öğrencileri günlük ihtiyaçları için cep telefonu kullanmaktadırlar.
Gençlerin% 75’i, 12 yaşındakilerin %58’i ve 18 ila 29 yaş arasındaki yetişkinlerin %93’ü bir cep telefonuna sahiptir. Son beş yılda, cep telefonu kullanımının gençler arasında bile çarpıcı bir şekilde arttığı görülüyor. 2010 yılında, 12 yaşındakilerin %58’i bir cep telefonuna sahipken, 2004 yılında bu oran %18 idi. İnternet kullanımı açısından, 12-17 yaş arası gençlerin %93’ünün ve yetişkinlerin %93’ünün İnternet teknolojisini kullandığı görülmektedir. Sosyal medya kullanımları bakımından yetişkinlerin %73’ünde Facebook, %48’inde MySpace %14’ünde LinkedIn hesabı bulunmaktadır.
Türkiye’de 16 ile 74 yaş arasındaki internet kullanımı 2004 yılında %13,3 iken 2010 yılı itibariyle %37,6’ya ulaşmıştır. İnternet kullanıcılarının sosyal paylaşım sitelerinde geçirdikleri zamanın ve sosyal paylaşım sitelerinde yer alan kullanıcı sayısının gün geçtikçe arttığı görülmektedir. Türkiye’de kullanıcıların %92,5’i Facebook hesabına sahip ve kullanıcı başına sosyal ağlarda harcanan zaman ayda 9,3 saattir. Bu istatistiklerle Türkiye dünyada dördüncü sıradadır. Dünyada sosyal ağlarda harcanan günlük ortalama süre ise 5,4 saattir.
Dünyadaki veya Türkiye’deki bu istatistiklerin tümü, İnternet, cep telefonu ve sosyal medya kullanımlarının katlanarak arttığını göstermektedir. Son yıllarda akıllı telefonlar, bilgisayarlar tarafından günlük hayatta yapılabileceklerin çoğunu, gelişmiş işlem gücü, Internet bağlantısı, 4G ve GPS gibi teknolojilerdeki gelişmelerle gerçekleştirme yeteneğini kazanmıştır. Kullanıcılar günlük rutinler için bilgisayar yerine cep telefonlarını kullanabilmektedirler.
Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin bilgisayar kullanımından cep telefonu kullanımına farklı alanlarda geçiş süreçleri incelenmiştir. Araştırma ayrıca, üniversite öğrencilerinin cep telefonlarını bilgisayarların yerine günlük rutinlerinde kullanıp kullanmadıklarını belirlemeye çalışmıştır.
Bu amaçlarla çalışmamız, aşağıdaki araştırma sorularını cevaplamaya çalışır:
• Üniversite öğrencileri, cep telefonlarını bilgisayar yerine günlük rutinleri için kullanıyorlar mı? Eğer evet ise, hangi alanlarda?
• Cep telefonu ve bilgisayar arasında farklı kullanım alanlarındaki kullanım süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki var mı?
Bu çalışmada üniversite öğrencilerinden toplanan veriler, nicel araştırma yöntemlerinden biri, Pearson product-moment correlation analysis kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analiz iki değişken arasındaki ilişkiyi ölçer, korelasyonun gücünü ve ilişkinin yönünü verir. Bir değişkendeki değişimin diğerini aynı veya ters yönde etkilemesi durumunda, iki değişkenin korele olduğu söylenebilir. Pearson’un ürün moment korelasyon analizini yapmak için SPSS yazılımı kullanılmıştır.
Ayrıca, Pearson product-moment correlation analysis sonuçları, değişkenlerin ortalamaları ve standart sapmaları ile birlikte yorumlanmış ve tartışılmıştır.
